Öncelikle belirtmek isterimki bu yazımdaki düşünceler tamamen şahsıma ait ve yaşadığım tecrübelerden ibaret olup, değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan bilgilerdir.

Google artık “PageRank” sistemini neye göre değerlendiriyor?

Arkadaşlar hepimizin artık son güncellemeler sonucunda bildiği gibi GooglePageRank” sistemini değiştirmiş durumdadır. Peki artık Google neye göre değerlendiriyor? Bence Google güncelleme olmadanki son zamanlarda bile sitelerin “PageRank” değerlerine göre değilde daha farklı çözümlere göre sıralamanızı çıkarıyordu. Sebebi ise bu zaman çerçevesinde sistemi değiştirip “PageRank” değerini durdurup yeni geçeceği sisteme uyarlanmış çözümünün ilk adımlarını attı. Ve eski “PageRank“‘ların önemi eski sistemdeki değerlerde olduğu için bir süre göz ardı edildi. Bu süreç içinde deneme-sonuç ilişkileri değerlendirildi. Bu sebeple birlikte de güncelleme aralığı uzadı.

Sonuç olarak güncelleme oldu ve artık Google yeni sistemi ile birlikte vermiş olduğu “PageRank” değerlerini web sitelerine entegre edip, tekrar “PageRank” terimine eski önemini vermiştir. Görüldüğü gibi çoğu kişi şikayetçi; sebebi ise herkesin Backlink arttırarak “PageRank” beklentilerine buna göre yön vermesi…

Peki artık ne yapacağız? Neye göre sitelerimizi üst sıralara çıkaracağız?

  1. Web sitemizin daimi açık kalmasına özen göstererek, DNS’lerinde Dünya’nın heryerinden ulaşılabilir olmasına dikkat edilmesi.
  2. %100 CSS tasarım yapılarak sadeliğin en iyi boyuta ulaştırılıp, özgün CSS kodlamaya gidilmesi.
  3. Sadece gerçek sayıda (10000+) değilde, gerçekten bağlantınızın başkaları tarafından paylaşılması ve bunu Google‘a inandırmanız.
  4. Sitenizin içeriği ile amaca uyumu, sayfa içi optimizasyonun amaçla bütünleşmesi ve en iyi şekilde erişilebilir, kullanılabilir olması.
  5. Özgün içerik değilde, içeriğinizin gerçekten kullanıcıyı siteye çekmek yerine bilgilendirmek olduğunu Google’a inandırmak. (Bence kopya olasada farketmez)
  6. Sitenizdeki içeriği inceliyen kullanıcıların hemen çıkma oranı eğer yüksek ise sıralamanız gerileyebiliyor.
  7. Google Webmasters Tools‘da bulunamadı hatalarını 0′a indirmek(daha önceden var ise yeniden değerlendirme istemek).
  8. Sayfanızın açılış hızı, büyüklüğü ve kullanılabilirliği.
  9. Sayfanızın güncelliği.(WP bunu adrese tarih koyarak yapsada artık oda eski sistem olarak kalıyor)
  10. Google artık XFN aşığı bir kuruluştur.

Kaynak: r10@trdunya

Öncelikle terimleri tanımlayarak yazıma başlamak istiyorum. W3, Tim Berners Lee önderliğinde kurulmuş web standartları belirleyen bir örgüttür. Bu standartlar ise, hatasız sorunsuz kodlamayı amaçlar. Aslında bu kodlama standartları dediğim gibi temelde tarayıcı farklılığından doğmuştur. Mozilla Firefox’un gelişmesi ve popülerleşmesiyle tarayıcılardaki hatasız kodlama artık şart olmaya başladı.

Yani herhangi bir şekilde kodlanmış olan sitelerin tüm tarayıcılarda uyumluluk gösterip göstermemesiyle alakalıdır. Kısacası W3 bir kod yazılım standartı koyar. Bu standarta dahil olabilmek içinde hatasız kodlama yapılması gerekir. ( XHTML – CSS ).

Peki bu hatalı-hatasız kod yazımıyla Google’ın ne alakası var ?

Hemen en basit örnekle anlatayım. Bir dans grubunuz var. Bu dans grubu sahneye çıkacak. Dansçılar arasında hata yapan (acemiler) var. Ancak yine öyle dansçılar var ki, tamamen hatasız çalışıyor ve oynuyorlar. Siz sahneye hangi dansçıları önde çıkarırdınız? Cevabı tabi ki hatasızları, yani güzel oynayanları.

İşte Google’da aynı bu mantıkla hareket ediyor. Ne kadar hatasız, profesyonel bir kodlama yaparsanız o da sizi o kadar üst sıralarda çıkartıyor. Çünkü siz çalışmış çabalamış ve hatasız-pürüzsüz bir web sitesi dizayn etmişsiniz. Bu kadarıda sizin hakkınız.

Son olarak şunları belirtmekte fayda var. Ne kadar çok çaba harcarsanız Google tarafından mutlaka ödüllendirileceksiniz. Google için harcadığınız emekler hiç bir zaman boşa gitmez.

CSS Validator ve XHTML Validator ile kodlama hatalarınızı görebilir ve düzeltme yapabilirsiniz.

Dipnot: Seo danışmanı vb. kesinlikle değilim. Sadece kısa sürede edindiğim tüm birikimlerimi sizlere aktarıyorum.
kaynak: r10@plusburakk


Keywords girilen meta tag (Virgüller ile ayırıyoruz kelimeleri)


Yahoo arama motoru için hem keywords hemde description içeriğini bu keypharses altında toplayabilirsiniz. (Virgüller ile ayırıyoruz kelimeleri)


Bilindiği üzere sayfa hakkında açıklayıcı içeriğin yazılı olduğu alan. (Ortalama 10 15 cümleyle içeriği belirtmeniz yeterli olur)


Sayfanın başlığını tanımlayan meta tagı.


Sayfa hakkında kısa açıklama girilebilecek bi kısım. Arama botları bunu pek dikkate almayabilirler.


Sayfanın içeriğinin hangi sınıfa ait olduğunu tanımlamak için kullanılır.


Adındanda anlaşılacağı gibi hangi coğrafyaya ait olduğunu belirtmek için kullanılır ama pek kullanılmaz


Sayfayı yapanı tanımlar, botlarca indexlenmez ama geçerli bir meta etiketidir.


Buda author benzeridir.


Sayfanın telif hakkı bulunduğunu temsil eden bi tagdır.


sayfa hakkında insanların kiminle irtibata geçeceği hakkında bilgi verme amaçlı bi meta tag.


Sayfa sahibini temsil eden bir meta tag.


Bulunulan sayfanın url sini belirtir.


Url ile aynıdır, eğer eklenecekse her sayfaya aynısı eklenmelidir


Sayfayı yapmak için kullanılan programı belirtme amaçlı tag.


Burda yayımcıyı belli eden meta tag. (bunu muhtemelen google botları okuyo olabilirler, çünkü önemli bi tag.)


Kategori belirtmek için alternatif bi tag.


Kategori belirtmek için kullanılan bi tag.


İçeriğin nasıl bir kitleye hitap ettiğini belirtir: global, local or nationwide gibi.


Buda coverage ile hemen hemen aynıdır.





Sayfanın yaş sınırı taşıyıp taşımadığını belirtir. mrbek kullanımlar yukarıdaki gibidir.


Sayfanın dilini belirtme amaçlıdır. misal amerikan ingilizcesi.


Botların sayfayı gezip indexlemesini sağlayan meta tagdır. (Noindex, nofollow bunun tersi etkiye sahiptir)


Sayfanın Robotların gelmesini desteklediğini belirtir.


Eğer DMOZ a kayıtlıysanız ve ordaki descriptionunuzu aramalarda yansımasını istemiyorsanız bu tag ile o sabit descriptiondan kurtulabilirsiniz. (Google bunu destekliyor)


Sayfanın kaynak tipini temsil eden tag.


Botlara ziyaretinden ötürü memnun kaldığını haftaya bidaha görüşmek istediğini dile getiren meta tag.


sayfanın uğrayacağı zaman aşımını temsil eder, tarih girilebilir.


Internet explorer için siteyi belleğe alma diye kullanılan tagdır.


Buda aynı şekilde belleğe almamayı temsil eder.


Imagetoolbar da mouse over eventini engellemekte kullanılır.

Çeşitli amaçlarla, başka sitelerden sitenize link çıkışı sağlayarak yarar görmeyi amaçlarsınız. Görmek istediğiniz bu faydayı nasıl en üst düzeye çıkarabilirsiniz, elimden geldiğince bunu anlatacağım.

Anlatımı basitleştirmek açısından, sitenize link aldığınız siteye X diyeceğim.

Başlıyoruz. Devamını Oku »

İnternetin ülkemizde hızla yaygınlaşması ile birlikte dünyada popüler olan her şey anında ülkemizde de etkilerini göstermeye başlıyor.

Özellikle arkadaşlık, dostluk ve partner sitelerinin ülkemizdeki seyri ise hızla yükselir durumda. Bir zamanlar oldukça popüler olan yonjanın ardından hayatımıza giren facebook internette zaman geçirenlerin zaman diliminden en yüksek parçayı alan sitelerden biri.

Öncelikle ilkokul arkadaşlarımızı bulalım diyerek adım attığımız facebook üzerine eklenen her özelliği ile hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri oldu. Dünyada facebooku en yoğun olarak kullanan ülkelerin başında gelen Türkiye bu alanda rakip tanımıyor.

Nereden nereye?

Facebook yaratıcıları da siteye olan talebin ve ilginin gün be gün azalmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. Site sade görünümünden parça parça sıyrılarak video paylaşılan bir konuma erişmişti; video paylaşımının ve videolara olan ilginin artmasının ardından sohbet butonu kullanıma açıldı. Adeta youtube ile msn’in birleşimi haline gelen facebook her an online olan binlerce kullanıcısı ile yoluna devam ediyor.

Tüm bu yeniliklerin ardından facebook üzerinden oynanan oyunlarda fazlaca ilgi gördü.

Bildiğimiz atari oyunlarının basit grafikli versiyonları facebook üzerinden oynanır hale geldikten sonra bu kez arkadaşlar arasında puan savaşları başladı. Herkes arkadaşının rekorunu geçebilmek için daha fazla vakit geçirir oldu facebook üzerinde. Tasarımcılarında yaratmak istediği şey tam olarak buydu. Sitenin üzerindeki ilgiyi ve online kullanıcı sayısını olabildiğince fazla tutmak.

Farm Ville Çılgınlığı

Facebook kullanıcıları bilirler. E-posta adresiniz ve şifrenizle facebook profilinize girdikten sonra önünüze gelen sayfada arkadaşlık talepleri, güncellemeler, grup üyelik talepleri gibi istekler gelir.

Her gün düzenli olarak siteye giren biri olarak birkaç hafta boyunca ekranımda sürekli “Farm Ville” istekleri ile boğuştum durdum. Merak edip açmadığım oyunu o kadar çok oynayan arkadaşım vardı ki her biri birer oyuna katılma isteği yolladığında ekranımda alt alta sıralanmış onlarca istek oluyordu.

Birebir Türkçe karşılığı “Çiftlik Köy” olan oyuna onca talepten sonra bakmadan edemezdim. Hemen gelen taleplerden birini kabul ederek oyuna başladım.

Belirli bir düz alan verilerek başlanan oyunda elinizdeki parayla ekip biçip ürün yetiştiriyor, hayvanlara bakıyorsunuz.

İlk günden beri beni saran oyunun sonunda müptelası oldum. Ürün ektikçe hoşuma gitmeye başladı oyun…

Ancak oyunun işleyişi öyle sanıldığı kadar kolay olmayınca hayatımın belirli düzenini oyuna göre şekillendirmeye başladım.

Örneğin tarlama mısır ektiğimde 12 saat, çilek ektiğimde 4 saat, fasulye etliğimde ise ürün hasadı 1 gün sonra yapılıyor. Hasadı belirli bir sürede yapmazsanız ise ürün tarlada bozulup kullanılmaz hale geliyor.

Bu sebepten dolayı ektiğiniz ürünü takip etmek zorunda kalıyorsunuz.

Bende yatmadan önce ektiğim ürünün hasadını sabah kalkacağım saate göre ayarlayıp öyle uyuyorum. Ürünümü takip ediyorum yani…

Misafirlik Faciası

Geçtiğimiz günlerde bir dostumuzun daveti üzerine evlerinde kalmaya sevdiğim dostlarım ile beraber gittik. Evden çıkmadan tarlanın tamamını ekili hale getirip, düzenledim. Benimle beraber misafirliğe gidecek diğer iki arkadaşımda tarlalarını ekip öyle evlerinden çıktılar.

Ürünlerimizin hasadını gideceğimiz evde hallederiz diye düşünüyorduk.

Misafirlikte otururken sohbet konusu birden çiftlik oyununa geldi. Kimi ektiği kabaklardan bahsetti, kimi süt vermeyen ineğinden…

Saatlere bakılıp hasat vaktinin geldiği anlaşılınca herkes panik oldu. Ürünlerimiz tarlada kalmadan hemen hasat edelim denildi. Ancak beklenmedik bir şey vardı. Evde internet yoktu!

Panik olmuş biçimde gece uyku girmeyen gözlerle ürünlerimizi düşünerek uyumaya çalıştık…

Sabah kalktığımızda ve internete ulaştığımızda ise sonuç kötüydü, ürünler tarlada kalmıştı!

İşte bu oyunun etkilerinden bir örnek sizlere…

Bir el atayım derseniz çıkamazsınız işin içinden, karar size ait; ben oynuyorum Farm Ville!

Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Kas    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031